Dergi Yazılarımız

MSGSÜ Çevre ve İklim Değişikliği Kulübü

Kulübümüz

MSGSÜ Çevre ve İklim Değişikliği Kulübü, 2021 yılı itibariyle kurulmuş olup aktif faaliyet gösteren okul kulüplerinden biridir. Kulüp olarak ileri ve geri dönüşüm atölyeleri, çeşitli geziler ve iklim temalı festivaller gibi etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Amacımız, çevre ve iklime dair farkındalık yaratmak, bu konularda interaktif çalışmalar yapmak, öğrenciler arasında etkin bir iletişim ve iş birliği ortamı sağlamaktır. 2024-2025 bahar döneminde üye sayımız 350’ye ulaşmıştır.

22 Mart Dünya Su Günü 2023-2024 Yılı Bahar Dönemi Etkinlikleri

Tarih boyunca suyu her alanda kullanan insanoğlu, sorumsuzca tükettiği bu nimetin sonunun gelmesinin kendisinin de sonunu getireceğini sanki bilmiyormuş gibi yaşamaya devam ediyor. Bu konuda ülke çapında, acil bir bilinçlendirme çalışması yapılması gerekiyor. Çünkü artık, suyun tükenme olasılığı karşısında kayıtsız kalma gibi bir seçeneğimiz yok. Bu farkındalığın kazandırılması görevi ise artık hepimizin üstlenmesi gereken bir sorumluluk. Bu konuda yapılan her türlü farkındalık çalışmasının bireyden topluma doğru yayıldığında büyük dönüşümler gerçekleştirebileceğimize yürekten inanıyoruz.

22 Mart 2024 Dünya Su Günü kapsamında, suyun değerini hatırlamak ve bu farkındalığı hayata geçirmek amacıyla üç günlük “Boğaz’ın Sularına Karşı Atölye” adını verdiğimiz bir etkinlik düzenledik. Bu disiplinlerarası atölyede, katılımcılarla birlikte çeşitli ürünler ve fikirler geliştirdik, suyun önemine dikkat çekmek için yaratıcı çalışmalar gerçekleştirdik.

Etkinliğimizin ardından, iklim elçilerimiz ve alanında uzman değerli isimlerin katılımıyla gerçekleşen panelde, su ve iklim konularına dair önemli meseleleri ele aldık. Katılımcılarımıza ilham veren ve farkındalık yaratan bu etkinlikler, suyun korunması ve sürdürülebilirlik konusunda önemli bir adım oldu.

Boğaz’ın Sularına Karşı Atölye Etkinliğimizin arkasında uzun süredir devam eden kapsamlı bir çalışma yatıyor. Heykel, sahne ve dekor, edebiyat, resim, endüstriyel tasarım, mimarlık, iç mimarlık ve şehir bölge planlama bölümlerinden arkadaşlarımız ve öğretmenlerimizle defalarca toplandık ve bölümlerinin suyla ilişkileri ve su sorunları hakkında yoğun toplantılar gerçekleştirdik. İşimizi sadece sözde bırakmayıp, aktif olarak Beyoğlu’ndan Kabataş’a doğru bölgemizdeki yer altı sularının hareketlerini ve suyun denize ulaşma senaryolarını gözden geçirdik. Okul çevremizdeki suların izlediği yollan detaylı şekilde öğrendik. Panelde T.C. İstanbul Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden Mehmet Can Güçlü, Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Doç. Dr. Aslı Kerç ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Politikaları Araştırma Merkezi’nden Bahar Özay yer aldılar. Su hakkında ülkemiz ve dünya çapındaki öngörüleri konuştuk.

Daim Dolap

Sürdürülebilirlik, hem doğa hem de insanlık için giderek daha yaşamsal bir önem arz etmekdir. Bugün kapitalizm ve popüler pazarlama stratejilerinin etkisiyle, toplumlar ihtiyaçlarından daha fazlasını tüketme eğilimi göstermektedirler. Tüketim kültürünün sorgulanması bu sayımızın konusu değil. Ancak bu bağlamda, ürünlerin yalnızca tek kullanımlık tasarlanması yerine, ikinci ve üçüncü yaşam döngülerine sahip olacak şekilde tasarlanmasının büyük bir gereklilik haline geldiğini söyleyebiliriz. Yeni endüstriyel yaklaşımlar sayesinde, ürünlerin kullanım ömrü uzatılabilir, yeniden değerlendirilerek ekonomik ve çevresel maliyetler azaltılabilir. Biz, MSGSÜ öğrencileri olarak, ilk yıllarda aldığımız ders malzemelerinin tamamını her zaman kullanamıyoruz ve bu israfı önlemek istiyoruz. Bu amaçla, üst sınıfların kullanmadığı malzemeleri alt sınıflarla paylaşabileceğimiz “DAİM” adlı sürdürülebilir bir dolap sistemi geliştirdik. Böylece hem malzemelerin israfını azaltıyoruz hem de öğrenciler arasında dayanışmayı teşvik ediyoruz.

Okulumuzda daha çok uygulamalı bölümler bulunduğu için çok fazla teknik malzeme ediniyoruz. Bu malzemeleri depolamak ise bazen zor olabiliyor; kullanılmadan çürüyorlar ve bu durum can sıkıcı olabiliyor. Bu nedenle, okulda fazladan bulunan bir kulübeyi, üst sınıfların kullanmadıkları eşyalarını koyabilecekleri bir alan haline getirdik. Böylece hem malzemelerin depolanması sağlanacak hem de alt sınıflar veya diğer arkadaşlar bu malzemeleri kullanabilecek. Bu alan, “Daim Dolap” adıyla bağış ve takas noktası haline geldi. Malzemelerin adil ve düzenli kullanımı için, her bir malzemenin belli bir puana karşılık geldiği bir sistem kurduk. Bu sayede hem malzeme paylaşımı kolaylaşacak hem de herkes eşit ve adil bir şekilde faydalanabilecek.

Denim Kumaşlar Hakkında

Ne sıklıkla kıyafet alışverişi yaparsınız? Dolabınızda giymediğiniz kaç kıyafet var? Modanın trendlerinden olan kot pantolonlarını daha iyi tanımaya ne dersiniz? Kot kumaş, işçilerin dayanıklı kıyafet ihtiyacından dolayı 17. yüzyılda Fransa’nın Nimes şehrinde ortaya çıkmış, şu anki denim ismini almıştır. 19. yüzyılın gelişiyle Amerika’da kot pantolon üretimi yaygınlaşmış. Eskiden işçilerin, çiftçilerin ve kovboyların giydiği denim kumaş, günümüzde evrensel bir moda ürününe dönüşmüştür.

Şık, dayanıklı, uzun ömürlü, versatilite ve rahat olması nedeniyle denim, yaygın olarak tercih edilen bir kumaştır. Ancak tüm bu olumlu özelliklerinin yanı sıra doğaya olan olumsuz etkileri de oldukça fazladır. Pamuk yetiştiriciliğinden, ipliğin indigo ile boyanmasına ve yıkama işlemlerine kadar olan süreçte, yalnızca bir kot pantolon üretmek için yaklaşık 10.000 litre su harcanmaktadır. Bu da denim üretiminin hem su hem de karbon ayak izini ciddi şekilde artırmasına neden olmaktadır.

Denim kumaş, moda dünyasının vazgeçilmezlerinden biri olsa da, üretim süreçleri çevre üzerinde önemli etkiler bırakmaktadır. Bunun önüne geçmek için sorularımızı yeniden soralım. Ne sıklıkla kıyafet alışverişi yapmalıyım? Dolabımda kaç atık kıyafet var? Kot pantolonlarımı nasıl sürdürebilir kılarım? İleri dönüşüm, atık olarak kabul edilen veya kullanımı bitmiş tekstil ürünlerini, daha değerli ve işlevsel yeni ürünlere dönüştürme sürecidir. Bu süreçte, geri dönüşümün aksine, malzemeler daha düşük bir kaliteye indirgenmez; aksine, yaratıcılık ve tasarım becerileri sayesinde yeni bir hayata kavuşturulur.

Kulübümüzde atık kot pantolonlarının ileri dönüşüm çalışmasıyla bu konuda farkındalık ve sürdürülebilirliği amaçladık. Okulumuzdaki atölyelerden çıkan atık kumaşları değerlendirme düşüncesiyle bu ilk adımı attık ve ileri dönüşüm etkinliğinin öncüsü olduk. Atölyelere atık kumaş kutusu konuldu ve fire kumaşlar toplandı. Öğrencilerimiz de dolaplarındaki kullanılmayan kot pantolonlarıyla bu etkinliğe katkıda bulundu. İhtiyaçlarımız doğrultusunda hep beraber kulüp etkinliğinde puf koltuklar ürettik.

İleri Dönüşüm-Denimlerden Puf Koltuk Üretim Atölyesi

Toplama: Kullanılmayan denim pantolonlar toplanır.

Ayrıştırma: Pantolonlar, fermuar, düğme gibi metal parçalarından ayrıştırılır.

Parçalama: Denim kumaşlar, daha küçük parçalara ayrılır.

Kalıp: Puf koltukların ölçülerine göre kalıp çıkartılır.

Dikim: Patchwork olarak denim kumaşlar birleştirilir.

Doldurma: Parçalanmış denim kumaşlar, atölyemizden çıkan atık fire kumaşlar, puf koltukların içini doldurmak için kullanılır.

Kapatma: Doldurulan puf koltuklar son formunu alır ve dışardan dikilerek kapatılır.

Bizler, kulüp olarak düzenlediğimiz bu etkinlik aracılığıyla sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekmek istedik. Amacımız, değişimin ancak bilinçli ve aktif bireylerin adımlarıyla gerçekleşeceğine vurgu yapmak ve tüketici alışkanlıklarını şekillendirmekte aktif rol alarak bu farkındalığı yaygınlaştırmaktır. Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek ve daha bilinçli tercihler yapmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu etkinlik sayesinde toplumumuzda küçük de olsa bir fark yaratmayı ve sürdürülebilir bir gelecek için birlikte hareket etmenin önemini vurgulamayı hedefledik.

Eco-Ritim Fest

İlkini 2023-2024 öğretim yılının bahar döneminde gerçekleştirdiğimiz festival, Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 temel maddesini temel alan etkinliklerle kurgulandı. Festivalin ana teması, tüm dünyayı etkisi altına alan iklim kriziyle mücadeleye yönelik projeler geliştirmek ve bu konuda somut adımlar atılmasını teşvik etmekti. Amacımız, festival süreci boyunca düzenlediğimiz etkinliklerle karşılık buldu. Program kapsamında; ileri ve geri dönüşüm atölyeleri, soru-cevap temelli söyleşiler, sürdürülebilir çalışma prensipleriyle hareket eden firmaların kurduğu yemek stantları ve konserler yer aldı.

İki gün sürmesi planlanan festivalimizin ilk gününde, Kampüs Sinema Kulübü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz film gösterimi ve quiz night etkinliği yoğun ilgi gördü. Film gösteriminde kullandığımız perde, daha önceki atölyelerde kullanılan bir brandanın dönüştürülmesiyle elde edilmişti. Gösterilen animasyon filmler — Neşeli Ayaklar ve Köfte Yağmuru — iklim krizine dikkat çeken temalarıyla hem katılımcıların ilgisini çekti hem de festivalin temasına renk kattı. Festivalimizin ikinci gününde, ağırlıklı olarak plastik dönüşüm ve linol baskı atölyeleri yer aldı. Katılımcılar, bu atölyelerde ürettikleri ürünler ve baskılarla hem festivalden kalıcı anılar edindi hem de konuk firmaların vizyon ve amaçlarıyla tanışma fırsatı buldu. P-Lab Plastics, Pulsec ve Cricut gibi firmalar bu atölyelerde aktif olarak yer aldı. Ayrıca, sevgili Deniz Tekin’in yürütücülüğünde bir geri dönüşüm atölyesi daha gerçekleştirdik. Bu atölyede; kaşık, çatal, şişe ve tencere gibi günlük yaşamda sıkça kullandığımız nesneleri, efektif ve interaktif bir şekilde müzikal enstrümanlara dönüştürmenin yollarını öğrendik.

Kulüp olarak dönem içinde gerçekleştirdiğimiz atölyelerden ikisini festivalimize taşıdık. Bunlardan ilki, denim dönüşüm atölyesiydi. Bu atölyeyle, denim üretiminin yüksek su tüketimine dikkat çekmeyi ve kullanılmayan denimleri yeniden değerlendirerek yeni ürünler ya da baskılar oluşturmayı amaçladık. İkinci atölyemiz ise matara askısı örgü atölyesiydi. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri mataralara uygun ölçülerde kılıf ve askılar ördüler. Her iki etkinlik de büyük ilgi gördü ve festivale renk kattı. Festivalimizde, ana çıkış noktamız olan suyun önemi çerçevesinde geri dönüşüm ve toprak konularında söyleşiler gerçekleştirdik. Paylaştığı içeriklerle ve sürdürülebilir yaşam tarzıyla dikkat çeken, gündelik hayatında kendi dönüştürdüğü malzemelerle ürettiği eşyaları kullanan Gökmen Kasabalı’yı konuk ederek, keyifli bir soru-cevap etkinliği düzenledik.

Hava koşulları nedeniyle üç güne uzatılan festivalimizin üçüncü günü ise konser temasıyla geçti. Get Vego, vegan yemek standıyla gün boyunca rıhtımda bizimleydi. Akşam saatlerinde Deniz Tekin ve Skapova’nın sahne aldığı konserlerle festivalin en eğlenceli anlarından bazılarını yaşadık.

MSGSÜ Çevre ve İklim Değişikliği Kulübü